30/08/2021
Palmarosa bitkisi, boyu üç metreye kadar ulaşan, limon otu ve limon çimeni ile aynı taksonomik familyaya (Poaceae) ait bir bitkidir. Taksonomik olarak yakınlığının aksine, insanların ona koyduğu ismin kökeni, bitkinin çiçeklerinin ve kokusunun insanlara gülü çağrıştırmasından kaynaklanır. Kokuları birbirine yakın yağlar, benzer etken madde içeriklerine de sahiptir.
Palmarosanın etken maddelerinden biri olan geraniol, aynı zamanda gül yağının da etken maddelerinden biridir. Değerli ve çok daha pahalı gül yağının önemli bir alternatifi olması, belki de palmarosa yağının en önemli özelliğidir. Palmarosanın en çok bilinen özelliği, kötü bir ruh halindeki insanlar üzerinde rahatlatıcı ve ruhsal anlamda iyileşme sağlayabilir oluşudur. Aromaterapi uygulamarında sıkça kullanılmasının başlıca nedeni budur. Anavatanı gereği, tarihte yağı keşfedip kullanan medeniyetlere Asya’da rastlanır. Hindistan ve Çin’de geleneksel tıbbın bir parçasıdır ve zengin zümrelerce kozmetik amaçlarla kullanılmıştır.
Etken maddesi hakkında yapılan çalışmalarda nemlendirici ve rahatlatıcı etkinin dışında, yaşlanma karşıtı etkilerinin de olduğu iddia edilmiştir. Yine aynı maddelerin anti-oksidan özellik gösterebileceği belirtilmiştir. Birçok benzer amaçlı çalışmada nemlendirici etkisi, özellikle yıpranmış ya da tahriş olmuş ciltler üzerinde, çok yararlı olduğu iddia edilmiştir. Tüm bunlara ek olarak cildin yağ dengesine de olumlu etkileri olduğu iddia edilmiş ve sivilce oluşumunu azaltabileceği belirtilmiştir.
Hem topikal kullanım hem de difüzörde kullanımının haşere kovucu, anti-mikrobiyal özellik gösterdiği iddia edilmiştir. Bu iki amaçla kullanmak için diğer uçucu yağlarla karıştırılmaya da çok uygun bir yağdır ve bu etkileri çok yüksek oranlara çıkarabilmek mümkündür. Hem karışımlara uygunluğu, hem de FDA ( Amerika Gıda ve İlaç Dairesi) tarafından “genel geçer kullanım için güvenli” olduğu belirtildiği için birçok sektörde ve aromaterapi uygulamarında kullanılır.