Ronas Elk Ev Alt Isitma Ve Soğutma Sistemleri Bakim Onarim Işleri

Ronas Elk Ev Alt Isitma Ve Soğutma Sistemleri Bakim Onarim Işleri HER TÜRLÜ ELEKTRİKLİ EV ALETLERİ ISITMA VE SOĞUTMA SİSTEMLERİ BAKIM VE ONARIM İŞLERİ İT?

25/01/2017
21/03/2016

Çamaşır Yıkamanın Püf Noktaları!!!!

çamaşır yıkarken dikkat edilmesi gereken püf noktalar Çamaşır yıkarken dikkat edilmesi gereken bazı püf noktalar bulunmaktadır. Bunlara dikkat edilmediği taktirde çamaşırlarımızın kısa sürede yıpranmasına, renginin solmasına veya küçülmesine / sünmesine neden olabiliriz. Bu nedenle çamaşırlarımızı, rengine ve türüne göre sınıflandırarak yıkamak, kullanacağımız deterjanın özelliklerinden çamaşır makinesinin program seçimine kadar birçok özelliği göz önünde bulundurmamız gerekir.

“İnsan kıyafetiyle karşılanır, düşünceleriyle uğurlanır.” gibi bir söz vardır ki doğruluğuna çok kez siz de şahit olmuşsunuzdur. Tanımadığınız bir ortama girdiğinizde kişiler öncelikle sizin kılık kıyafetinize dikkat eder ve ona göre hakkınızda bir önyargı edinirler. Bunun farkında olan, günlük yaşamında ve iş ortamında giyimine dikkat etmek isteyen kişiler de, bazen oldukça büyük paralar harcayarak kılık – kıyafetler alırız. Ve bunları uzun süre kullanarak kendimizi mutlu etmemiz doğru olandır, tercih edilendir.

Kıyafetlerimizi kullanırken olduğu kadar, yıkayıp muhafaza ederken de oldukça dikkatli davranmamız gerekmektedir. Aksi hâlde yukarıda da bahsettiğim gibi giysiler çok kısa bir süre içinde tekrar giyilmeyecek kadar yıpranabilirler. Bu nedenle çamaşır yıkarken dikkat etmemiz gereken belli başlı noktaları aşağıda maddeler hâlinde sıralıyorum:

1) Beyaz ve renkli kıyafetlerinizi ayrı ayrı makineye atmanız gerekir. Kullanacağınız deterjan da beyazlar için ayrı, renkliler için ayrı olmalıdır. Bu beyazlarınızın daha parlak bir beyaz olmasını sağlayacak, renklilerinizin de renk atmasına neden olmayacaktır. Hatta eğer kirlileriniz çoksa, renklileri de iki kısma ayırabilirsiniz. Bunların içinden siyah, koyu mavi gibi mat tonlarda ve renk verme ihtimali yüksek olan kıyafetleri ayrı; pembe, sarı vb. gibi daha açık renklerde olup, renk verme ihtimali düşük olan kıyafetlerinizi ayrı olarak yıkayabilirsiniz.

2) Yeni çıkan çamaşır makinesi modelleri 10 kg‘a kadar kirli alabilmektedir. Fakat bu ağırlığın, kıyafetlerin ağır hâli baz alınarak düşünüldüğünü unutmayın. 150 gr’lık bir kıyafet, ıslandığında 400 gr’a kadar çıkabilmektedir. Bunun için hem makinenizin ömrünü uzatmak hem de kıyafetlerinizin daha temiz yıkanmasını sağlamak için makineyi ağzına kadar doldurmayın. Kıyafetlerin makinenin içinde hareket ederek kirlerinin çözülmesine olanak sağlamış olursunuz böylece.

3) “Ne kadar çok deterjan atarsam, o kadar temiz olur.” mantığı yanlıştır. Yeni çıkan deterjanlar genellikle “konsantre” özellikte olduklarından, zaten bir ölçü deterjan size istediğiniz temizlikten daha fazlasını sunabilecek güçte olacaktır. Deterjanı çok kullanmak, çamaşırların durlanmasını zorlaştırmakta ve köpüklü kalan giysilerimizin özellikle güneş ışığı görünce renk atmasına, yıpranmasına neden olabilmektedir. Bunun için deterjanın ölçüsü ne ise, o kadar kullanmaya çalışın.

4) Gereğinden çok kullanılan yumuşatıcılar, kıyafetlerin renklerinin çabuk solmasına neden olabilmektedir. Birçok kişi, kıyafetlerinde kalan yumuşatıcı kokusunu sevdiği için kıyafetlerinde bu koku daha kalıcı olsun diye normalinden fazla yumuşatıcı kullanmakta. Bu belki istediğimiz şekilde püfür püfür yumuşatıcı kokulu çamaşırlar elde etmemizi sağlasa da, kıyafetlerin ömrünü kısaltması açısından zararlıdır.

5) Kirli sepetiniz mümkünse iç çamaşırlarınız ve normal kıyafetleriniz için ayrı olmalıdır. Çünkü kıyafetlerinizdeki lekeler, siz farkında olmasanız da birbirine geçebilmektedir.

6) Çamaşır makineleri devirlerine ve farklı yıkama programlarına göre türlü türlüdür. Makineniz 1000 deviri destekliyorsa bile, çoğu kıyafetler yüksek hızda kurutma yapıldığında kırışabilmektedir. Kırışmanın ötesinde yün ve ipek tarzı hassas giysilerinizde kalıcı bozulmalar olabilir. Bunun için yastık, yorgan gibi kuruması zor şeylerin dışında, makinenizi genellikle 600 devirde kullanmanız ideal olandır.

7) Belki de en çok merak edilen nokta, çamaşırları kaç derecede yıkayacağımızdır. Aslında her kıyafetin etiketinde bunun açıklaması bulunur. Fakat tecrübeyle sabitlenmiş bilgi şudur: Renkliler 40 derecede, beyazlar ise 60 derecede yıkanır. Bu sıcaklık değeri, kıyafetlerinizin mis gibi temiz olması için idealdir ve yeterlidir. Özellikle renklilerde 40º’nin üstündeki bir program seçilmesi, çamaşırlarınızda leke ve iz kalmasına, dahası kıyafetlerinizin çekerek küçülmesine neden olacaktır.

çamaşır makinesi püf noktaları8) Eğer çok sayıda kirli giysiniz var ve bunları ayrı ayrı yıkamanız gerekiyorsa, kesinlikle renklerine ve kumaş türlerine göre sınıflandırma yapın. Yünlü ve ipek kıyafetleri, genellikle 30 derecede ve düşük devirde yıkayın. Beyaz ve lekeli kıyafetleri 60 derecede yıkamayı tercih edebilirsiniz. Kot pantolonları 40 derecede yıkamanız daha güzel sonuç verecektir.

9) Kıyafetleri makinenize atmadan önce mutlaka ters çevirin. Özellikle kot pantolonlarda deterjan izi ve kırışık görüntü oluşmasını engellemek için bu yöntem oldukça işe yaramaktadır. Ayrıca gömlek, pantolon gibi kıyafetlerinizin görünen yüzü değil, iç kısmı deterjana maruz kalacağından; bu yöntemle renklerin solması çok daha uzun zamanda gerçekleşmektedir.

10) Makinenin kaç dakikada yıkama yaptığı, kullanım kılavuzunda yazılmaktadır. Tavsiyem uzun programları gece çalıştırmanız. Çünkü gece elektrik tarifesi daha düşük fiyattan ücretlendirilir. Bu nedenle elektrikten tasarruf etmiş olursunuz. Ayrıca yıkamanın biteceği saati iyi ayarlayın ve çamaşırlarınızı uzun süre makinede bekletmeyin. Mümkünse makinenin bittiğini gördüğünüz anda çamaşırlarınızı çıkarıp asın.

11) Çamaşırları asmadan önce bir kere elinizde çırpmanız, kırışıklıkları azaltarak ütülenirken size kolaylık sağlayacaktır. Çamaşırlarınızı havadar ve güneş görmeyen bir yerde kurutmanız gerekir. Evet, yanlış duymadınız. Genellikle güneşli havalarda çamaşırlarınız erken kuruduğu için, güneş ışığı varken kurutmak istersiniz. Fakat bu kıyafetlerinizin ömrünün çok kısa sürede tükenmesine neden olur. Çamaşırlarınızı korumak için kesinlikle esintili; fakat güneş ışığı görmeyen bir yerde kurutma yapmaya çalışın. Farkı göreceksiniz!

12) Ayakkabılarınızı yıkamak istediğinizde, bir veya birden fazla çift ayakkabıyı tek başına makineye atmanız çok tehlikelidir. Hem ayakkabılarınız deforme olacak hem de makineniz zarar görecektir. Bunun için ayakkabılarınızı önce elinizde yıkayarak kaba tozunu ve kirini alın. Daha sonra renkli çamaşırlarınızı yıkarken bir çift atın. Böylece hem ayakkabınız oraya buraya çarparak makineye ve kendisine zarar vermez hem de aradan çıkmış olur.

13) Çamaşırlarınızı çok sık yıkamak, kullanım ömrünü azaltacaktır. Çünkü ne kadar kaliteli olursa olsun, her kıyafet yıkanırken deterjanın deforme edici etkisiyle karşı karşıya kalır. Kullanılan malzeme ne kadar güçlü olsa da, er ya da geç çamaşırlarınız yıpranır. Bunun için kıyafetlerinizi kirlenmeden sık sık yıkama yapmayın. Özellikle sık kullanılan ve sadece hafif terlediğinizi hissettiğiniz kıyafetlerinizi, 30 dakikalık kısa programlarda yıkamayı tercih edebilirsiniz.

14) Çamaşırları yıkarken, makinenin parlatıcı veya ön yıkama bölümüne karbonat veya sirke atmak, lekeli çamaşırların daha temiz yıkanmasına katkı sağlar. Fakat böylesi durumlar genellikle beyaz renkli ve lekeli çamaşırlar için kullanılmaktadır. Bu çamaşırlarla birlikte atılan diğer kirlilerin de karbonatın renk açıcı etkisine maruz kalacağından, bu yöntem sağlam çamaşırlarınızın renginin solmasına neden olabilir. Fakat sadece lekeli çamaşırları attığınız zaman (özellikle beyaz renklilerde) bu yöntem lekenin kolay çıkmasına ve daha parlak olmasına katkı sağlayacaktır.

Yukarıda sıralanan maddelere dikkat eden bir kişi, kıyafetlerini uzun süre kullanabilecek ve tasaarruflu, mis kokulu bir yıkama işlemi gerçekleştirecektir. Bu bilgiler içerisinde unutulan bazı noktalar olabilir. Bunları yorumlarınızda belirtirseniz, çamaşır yıkamanın püf noktalarını daha çok kişi öğrenmiş olur.

Bilgi paylaştıkça çoğalır.

21/03/2016

Piyasadaki En İyi 5 Elektrik Süpürgesi ve Seçerken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Elektrikli süpürge ile saç kurutucunun aslında aynı mantıkla çalışan birer cihaz olduğunu söylersek şaşırabilirsiniz. Ancak aralarındaki fark yalnızca saç kurutucuda ki rezistans yerine elektrikli süpürgede filtre bulunmasıdır. Yani bu iki cihaz da alternatif akımla çalışan bir elektrik motoru temeline dayanır. Dolayısıyla elektrikli süpürgenin en önemli kısmı filtresidir. Filtrasyon için farklı yöntemler kullanılsa da aslında amaç aynıdır: Evi temizlerken etrafın kötü kokmasını önlemek. Bunun için de filtrenin ince toz zerreciklerini de yakalaması ve hava ile beraber ortama geri vermemesi gerekir. Peki bir elektrikli süpürgenin “kaliteli” olmasını sağlayan şey nedir? Kısaca şöyle özetleyebiliriz:

• Çekiş gücü ve filtrasyon başarısı (ince tozları dışarı salmaması)
• Mobilyaların üstünden veya ıslak zeminlerden çekim yapabilmesi, perde temizliği gibi işler için aparatlarının bulunması
• Malzeme kalitesi, hafiflik ve ergonomi
• Sarf malzemesi veya arıza nedeniyle ek masraf çıkarmaması, marka kalitesi

Torbalı mı Sulu mu Siklonlu mu?

Günümüzdeki elektrik süpürgeleri temelde üç farklı filtrasyon sistemi kullanıyor. Toz torbalı sistem, yıllardır kullanılan “klasik” yöntemle çekilen havayı bir toz torbasından geçirerek tekrar ortama veriyor. Sulu sistem, adeta bir nargile edasıyla çekilen havayı sudan geçiriyor. Siklonlu sistem ise fizik kurallarının popüler çocuğu olan “eylemsizlik” kanunundan yararlanıyor. Bu sistemlerin temel özellikleri ise şöyle:

• Toz Torbalı: Toplanan pisliğin en kolay ve hijyenik tahliye edilmesinin yanı sıra hepa 14 gibi ek filtreler sayesinde çok ince zerrecikleri yakalamayı da başaran bu süpürge tipi aynı zamanda en küçük cihazları barındırır. Toz torbalı filtrasyonun sessiz çalışmaya izin vermesi ve bu cihazların daha ucuza satılmaları da önemli avantajlar arasında. Ancak zamanla toz kaçırma, çekiş gücünde düşüş, yalnızca kuru zeminden çekim yapabilme ve sürekli toz torbası maliyeti gibi dezavantajlar da bu tip süpürgelerin bilinen özellikleri arasında yer alıyor.
• Su Filtreli: Aslında uzun yıllardır üretilen bu tip süpürgeler, ülkemizde son 10 yılın modasıdır. Arnica Bora’nın piyasaya fırtına gibi girişi ile iyice yaygınlaşan su filtreli süpürgelerin en önemli özelliği psikolojik faydalarıdır. Temizlikten sonra ortamdan çıkan kiri gören kullanıcının ciddi bir rahatlama yaşamasını sağlayan su filtreli süpürgeler aynı zamanda halı yıkama veya ıslak zeminden çekim gibi özelliklere de sahiptir. Ancak suların boşaltılması ve parçaların temizlenmesi gibi ek külfetler nedeniyle bu tip süpürgeleri tek cihaz olarak önermek zordur. Su filtreli süpürge kullanılan evlerde genellikle bir de mini süpürge bulundurulması bu sebeptendir. Ayrıca su filtreli süpürgelerin oldukça gürültülü çalıtıklarını da hatırlatalım.
• Siklonlu: Piyasada “hem torbasız hem susuz” olarak bilinen bu süpürge tipi, içeriye giren havayı siklon denen odacıklarda döndürerek çalışır. Havadaki tozlar merkezkaç kuvveti nedeniyle odacıkların duvarlarına çarparak düşerler. Dyson’ın icadı olan bu sistem bugün başka markalar tarafından da kullanılmaktadır. Siklonlu süpürgelerin avantajları arasında çok yüksek ve asla düşmeyen emiş gücü ilk sırada yer alıyor. Bu tip süpürgelerin “alerji-astım hastaları için” veya “evcil hayvan besleyenler için” şeklinde satılmaları da bu sebepten kaynaklanıyor. Ancak siklonlu süpürgelerin toz haznelerini boşaltmanın zahmetli ve rahatsız edici bir iş olması ve bu tip süpürgelerin yüksek fiyatları da dezavantajlar arasında.

21/03/2016

Klima Seçimi Ve Kullanımının 5 Temel Püf Noktası

Yaz-kış tasarruf ve konfor için doğru klima, doğru montaj ve periyodik bakım şart

Yaz aylarında serinlemek kışınsa ısınmak için kullandığımız klimalar, artık lüks olmaktan çıkıp önemli bir ihtiyaç haline gelmiş durumda. Peki, klima alırken ya da kullanırken ne kadar bilinçliyiz hiç düşündük mü? Mekâna uygun olarak seçilmiş, doğru yere montajı yapılmış, düzenli olarak bakımı yapılan, enerji verimliliği yüksek klimalar, yaz-kış rahat ve konforlu bir ortam sağlayarak hayat kalitemizi artırıyor. İşte bu noktada, Mitsubishi Electric Klima Sistemleri uzmanları doğru klima seçimi ve kullanımı ile ilgili 5 temel püf noktasına dikkat çekiyor.

1- Mekanın soğutma ve ısıtma ihtiyacına uygun klima seçilmeli

Klima seçerken öncelikle mekanın soğutma ve ısıtma ihtiyacı tayin edilmeli. Mekanın büyüklüğüne, içeride bulunacak insan sayısına, binanın ve pencerelerin yalıtım durumuna, ısı kayıplarının ne kadar olduğuna, binanın yönüne ve diğer bazı değişkenlere göre hangi model klimanın kullanılması gerektiği belirlenmeli.

2- Enerji tasarruflu ve düşük ses seviyeli klimalar seçilmeli

Klimalar, artık 12 ay boyunca konfor ihtiyacımızı sağlayan cihazlar haline geldi. Dolayısıyla konforlu ve sağlıklı mekânlar için yüksek enerji verimliliği sağlayan klimalar seçilmesi çok önemli. Klasik tip (on-off çalışan) klimalar yerine çok daha tasarruflu inverter klimalar tercih edilmeli. Isıtma, klima ile yapılacaksa istenen dış ortam şartlarında ısıtma yapabilen ısı pompalı (heat-pump) modeller seçilmeli. Konfor için verimliliğin yanı sıra özellikle yatak odalarında ve çocuk odalarında sessiz ortamlar aranır. Düşük ses seviyeli cihazlar bu konuda avantaj sağlar.

3- Mekana uygun kapasite belirlenmesi ve montaj uzmanlar tarafından yapılmalı

Mekana uygun klima kapasitesinin belirlenmesi, klimanın kurulacağı yerin seçimi ve montajı mutlaka uzmanlar tarafından yapılmalı. Daha büyük kapasiteli bir klima her zaman iyi bir klima anlamına gelmiyor. Dolayısıyla verimli klima kullanımı için uygun kapasite seçilmesi şart.

4- Sağlıklı ortamlar için doğru filtre çok önemli

Temiz hava, insanlar için sağlıklı alanlar oluşturulmasında önemli bir rol oynuyor. Bunun için klima filtrelerinin bakteri, virüs, alerjen ve tozları nötralize eden özellikte olmasına özen göstermek gerekiyor. En yeni teknolojiler ile geliştirilmiş filtreler; bakteri, virüs, toz ve alerjenlerden arınmış sağlıklı ortamları mümkün kılıyor. Gelişmiş filtre sistemleri, alerjik reaksiyonları da önlemeye yardımcı oluyor.

5- Klima spreyi kullanmayın, yılda iki kez bakım yaptırın

Klimaların uzun yıllar, performans kaybetmeden çalışmasını sağlamak için bakımının uzman ekiplerce yapılması gerekiyor. Uzmanlar da klima bakımlarının periyodik olarak yılda iki kez yapılmasını tavsiye ediyor. Klimaların yanı sıra filtrelerin de düzenli olarak temizlenmesi önemli. Çünkü hava filtreleri düzenli olarak temizlenmezse klimanın ısıtma ve soğutma kapasitesi düşüyor ve gereksiz elektrik sarfiyatı oluyor. Filtrenin temizliği kadar değiştirilme periyodunun takibi de oldukça önemli. Eğer klimanız hava temizleme filtresi ve/veya anti alerjik enzim filtresi ile donatılmışsa bu filtrelerin düzenli olarak bakımının yapılmış olması ve değiştirilmesi gerekiyor. Klima spreylerinin ise klimanın iç parçalarına zarar verebileceği ihtimaline karşı kullanımı önerilmiyor.

21/03/2016

Address

GÜNDOĞAN MAH. TOPLUKONUT Caddesi NO:27 SEYRANTEPE
Diyarbakır

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Ronas Elk Ev Alt Isitma Ve Soğutma Sistemleri Bakim Onarim Işleri posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share