19/05/2026
Bir Ulusun Yeniden Doğuşu: 19 Mayıs’ın Sönmeyen Ateşi
Tarih, bazı günleri sadece takvim yapraklarında bir rakam olmaktan çıkarır; onları bir milletin kaderine kazınmış sarsılmaz birer manifesto haline getirir. 19 Mayıs 1919, Karadeniz’in hırçın dalgalarını yararak ilerleyen Bandırma Vapuru’nun taşıdığı bağımsızlık inancının, Anadolu’nun yorgun topraklarında yeniden filizlendiği gündür. Bu tarih, sadece bir deniz yolculuğunun değil, esareti ruhundan söküp atan bir ulusun küllerinden doğuşunun ilk adımıdır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, o gün Samsun’a ayak bastığında ardında büyük ordular veya tükenmez hazineler yoktu. Onun en büyük gücü, aklın ışığına ve bu milletin boyun eğmez iradesine olan inancıydı. O inanç ki, bugün hâlâ kalemle aydınlığı kâğıda döken düşünen zihinlerde ve fabrikalarda ateşe, çeliğe şekil veren nasırlı ellerde aynı gürültüyle yaşamaktadır. Çünkü biliyoruz ki; cephede süngüyle kazanılan tam bağımsızlık, ancak fikirle, felsefeyle, üretimle ve sanayiyle taçlandırıldığında kalıcı bir zafere dönüşür.
Atatürk, felsefesinin merkezine statükoyu değil, sürekli bir gelişimi ve ilerlemeyi koymuş; “Bütün ümidim gençliktedir” diyerek en büyük eserini dünün bir hatırası olarak değil, yarının tükenmez bir enerjisi olarak gençlere emanet etmiştir. Bugün bize düşen en büyük görev, o devrilmez iradeyi yaşatmak, cehaletle savaşmak ve ülkemizi aklın, bilimin ve üretimin ışığında geleceğe taşımaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bağımsızlık meşalesini yakan tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve özlemle anıyorum.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun!