27/03/2026
İnşaat mühendisliğinin sadece bir meslek değil, aynı zamanda hayati bir sorumluluk olduğunun bilinciyle; İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanımız Sayın Mustafa Keleş ve kıymetli yönetim kuruluna yeni çalışma dönemlerinde başarı dileklerimizi ilettik.
Bu vesileyle “Depremler, Dirençli Şehirler ve İstanbul” kitabımızı da kendilerine takdim ettik.
Şehrimiz için çözüm odaklı, somut ve uygulanabilir projeleri birlikte hayata geçirme kararlılığımızı bir kez daha vurguladık.
Çünkü biliyoruz ki afet yönetimi; kriz anında refleks göstermek değil, öncesinde riskleri doğru analiz etmek ve zararları en aza indirecek tedbirleri hayata geçirmektir. Esas olan, tehlike gerçekleşmeden önce harekete geçmektir.
Bugün İstanbul’da yaklaşık 1,5 milyon riskli yapının deprem güvenli hale getirilmesi bir tercih değil, açık bir sorumluluktur.
17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi ve 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremleri bize tek bir gerçeği acı şekilde hatırlattı:
Deprem öldürmez, ihmal öldürür.
Artık İstanbul’da konuşmamız gereken; algı değil, uygulamadır.
Plan değil, icraattır.
Slogan değil, bilimdir.
Yıllardır yapılan yüzlerce bilimsel çalışma ortada:
JICA, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, İstanbul Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, TÜBİTAK…
Hepsi aynı noktaya işaret ediyor: İstanbul’un kaybedecek zamanı yok.
Buna rağmen hâlâ maketler, lansmanlar ve PR çalışmalarıyla oyalanıyoruz. Oysa gerçekler çok daha sert, çok daha acil.
Artık yönümüzü değiştirmek zorundayız.
Çünkü dirençli şehir; sözle değil, kararlılıkla ve seferberlikle inşa edilir.
📍Çözüm bellidir:
▪️ Mahalle mahalle risk haritaları hazırlanmalı ve şeffaf biçimde paylaşılmalı
▪️ Tüm yapı stoku bilimsel yöntemlerle kapsamlı şekilde taranmalı
▪️ Riskli binalar gecikmeden güçlendirilmeli ya da dönüştürülmeli
▪️ Bağımsız, etkin ve şeffaf bir denetim sistemi kurulmalı
▪️ Toplumun afet bilinci artırılmalı, eğitim süreklilik kazanmalı
▪️ Kurumlar yetki, sorumluluk ve bütçe açısından güçlendirilmeli
▪️ Erken uyarı ve acil müdahale sistemleri aktif ve entegre hale getirilmeli
Bu adımlar bir tercih değil; hukuki, vicdani ve insani bir zorunluluktur.
İstanbul için artık “hazırlanıyoruz” demek yeterli değil.
Ya gerçekten hazırlanacağız…
Ya da birlikte enkaz altında kalacağız.
Unutmayalım:
İstanbul’u kurtaracak olan;
şov değil, bilimdir.
söz değil, iradedir.
vitrin değil, iş ve icraattır.