14/06/2026
Nasıl Yani Abi Bu Şimdi Çalışmayınca Arızalandığında Hep Böyle Tepesine Mi Vuracağız?
Sen Vurunca Olmaz. Anlayan Birisine Getireceksin, Bana Getireceksin Ben Vuracağım.
Arızayı saniyeler içinde çözdüğünüzde size de o meşhur soru geliyor mu?
"Bozulursa aynısını ben de yapsam düzelir mi?"
Yada daha kötüsü yaptığımız işin neredeyse küçümsenerek bu kadar basit birşeymiymiş ya, bende yapardım aslında 🤔.
Kurtlar Vadisi’nin ilk bölümündeki o efsane Deli Hikmet sahnesini bilirsiniz. Bozulan televizyona bir tane vurup düzeltir ve ekler: "Sen vurunca olmaz. Anlayan birisine getireceksin, bana getireceksin, ben vuracağım."
Bu sadece komik bir dizi repliği değil; biyomedikalden bilişime, otomasyondan otomotive kadar tüm teknik ve mühendislik sektörlerinin yazılı olmayan anayasasıdır.
Bir sağlık personeli, arızalanan kritik bir tıbbi cihazı "kendi usulümüzle" saniyeler içinde hayata döndürdüğümüzü görünce haklı olarak işin fiziksel boyutuna odaklanır ve çok basit olduğunu düşünür. Ancak o 5 saniyelik "sihirli dokunuşun" arkasında görünmeyen devasa bir buzdağı vardır:
Uzun eğitim yılları, okunan yüzlerce sayfalık servis manuel'leri, gecenin 3'ünde ameliyathanede, yoğun bakımda ter dökerek edinilen kriz yönetimi ve cihazın anatomisine olan tam hakimiyet...
İşte bu yüzden sen o dokunuşu yaparsan cihazın arızası birken iki olabilir, belki çok daha kötü sonıçlara meydan verilebilir.
Bu durum her sektör için aynıdır: bilgiişlemin tek tuşla çözdüğü sunucu hatası, Sanayideki ustanın sese bakarak tespit ettiği motor arızası, Saha mühendisinin tek vidayı sıkarak duran üretim bandını çalıştırması...
Eskilerin de dediği gibi: Faturadaki bedel çekiçle vurmanın değil, o çekici tam olarak nereye vuracağını bilmenin bedelidir.