26/01/2021
"Oğuz topluluklarının ve töresinin yürütülmesi, hanlıklar arası iş bölümüyle yapılıyordu. Toplumun eğitimsel, yönetimsel, yaşamsal maddi ve manevi gereksinimleri bu iş bölümü çerçevesinde geliştirilip yönlendirilmekteydi. Hanlar yılda bir kez yapılan TOY da toplaniyordu.
Bu toyda Oğuz ellerine dağılmış her han'a bağlı dörder boydan yirmidört boyun, onlara bağlı yetmişiki oymağın ve bu oymaklara bağlı oba ve ocakların başları, töre yaşamının her sahasında bir yıl boyunca geliştirip, ortaya koyabilecekleri en yüksek yetenek ve değerde neleri varsa hanlar huzurundaki toyda diğerleri ile yarışmak üzere beraberlerinde getiriyorlardı.
(Köroğlu dizelerinde bu durum, "Üç hanlar bir araya gelende." diye ifade edilmektedir.)
Kırk gün kırk gece sürüyordu bu toylar. Kırk gün kırk gece boyunca Oğuz ellerinde yetişmiş en yiğit delikanlılar, en soy atlar, en ince el işleri, desenler, dokumalar, en mahir sanatkarlar, aşıklar, destancılar yarışıyor ve divan önünde "BAŞ" seçilenler, yüze çıkmaya hak kazanarak huzura çıkıyor ve han tarafından ödüllendirilip, namı tüm Oğuz ellerine yayılıyordu.
Bu kırk günlük şölen sonunda Oğuz El ve İl'lerinin nereden nereye geldiği, gelecek bir yıl içinde nereye gideceği tartışılıyor ve herkes bir diğerinin hünerinden aldığı örneklerle kendi yurtluklarına dönüyordu. Böylece Oğuz ellerinde üretilip, bu kırk günlük toyda atışan, yarışan ve sergilenen yeni ve üstün değerler, tüm Oğuz topluluklarının ortak değerleri olarak Öz'den Uç'lara taşınıp yayılmaktaydı. Toylar nam alınıp, nam salınan, töreye ait tüm değerlerin sergilendiği eşsiz ve emsalsiz bir şölendi. Bu şölenlerde; yetiştirilen hayvan soylarına, çeşitli sahalardaki üretime, sportif ve kültürel faaliyetlere ait yenilikler değerlendirildiği gibi, aynı zamanda yönetim hiyerarşisi pekiştiriliyor ve gelecek bir yıl boyunca Oğuz ellerinde takibedilecek siyaset belirleniyordu. "
Oğuzname
Köklere giden yol
Umar Ö. Oflaz
sf 25-26