11/10/2014
KÜÇÜK BEBEĞİ OLAN ANNELER TİTİZ HANIMLAR VE BEYLER SIKILMADAN OKUYUN LÜTFEN BİR NEBZEDE OLSA AYDINLATMAYA ÇALIŞTIM SİZLERİ...
Siz büyük beyaz eşya markalarının hijyen reklamlarına aldırmayın. Elbette yepyeni bir çamaşır makinası ya da bulaşık makinası hijyenik olabilir. Ancak hiçbir beyaz eşya markasının kullanım kılavuzunda bu hijyenin kaç yıl sürdüğüne dair en ufak bir bilginin yer almadığına dikkat ettiniz mi? Birkaç senelik çamaşır makinanızdaki körük lastiğinin görünmeyen kısımları, sizi hasta edecek ve gördüğünüzde midenizi bulandıracak kadar p*s bir hale gelmiş olabilir.
Eve alınan beyaz eşyalar içerisinde özellikle de çamaşır ve bulaşık makinaları, sürekli su ile temas ettikleri ve hep rutubetli oldukları için, en tehlikeli bakteri, mantar ve küflerin üremesine en müsait ortamları hazırlıyorlar.
Küf ve mantar deyip geçmemek gerekiyor. Çünkü giysilere ya da tabaklara bulaşabilecek bu tür mikroorganizmalar, başta astım, alerji gibi kronik hastalıklar olmak üzere, çok daha tehlikeli çeşitli hastalıkları tetikleyebiliyorlar ve bağışıklık sistemini zayıflatabiliyorlar.
Çamaşır ve bulaşık makinası üreticileri, her zaman ürünlerinin hijyenik olduğuna vurgu yapıyorlar ama, makinalarının 4-5 yıl sürekli kullanıldıktan sonra içindeki borularının, lastiklerinin, hortumlarının ne hale geldiğinden hiç bahsetmiyorlar.
Fotoğraftaki görüntü, bir çamaşır makinasının kazanı ile ön kapağı arasındaki körük lastiğine ait. Görüntüden de anlaşılabileceği gibi, yıllarca sürekli suyla temas eden ve yıkama sonrasında sürekli nemli kalan bu parça, küf, mantar ve bakteri kolonileri gibi mikroorganiz-malar için ideal bir üreme ve çoğalma alanı olmuş.
Bu küf vs. gibi mikroorganizmalar, hiç de hafife alınamayacak kadar ciddi has-talıklara ve sağlık sorunlarına neden olabi-liyorlar. Hele hele evde yeni doğmuş bir bebek varsa durum daha ciddi bir hale geliyor. Lastiği ve iç kısımları bu hale gelmiş bir çamaşır makinası ile yıkanan çamaşırlar, elde yıkamadan kat kat daha sağlıksız olabilir. Üstelik ister 90 derecede yıkayın, isterseniz en kuvvetli deterjanı kullanın, yine de yıkama sonrası makinanız çamaşırlarınızı soğuk ve deterjansız su ile duruladığı için, sonuç değişmeyecektir. Durulama suyu bu lastik ve iç aksamlarına temas halinde olduğu için, bu mikroorganizma kolonilerini çamaşırlarınıza taşıyor olabilir. Bulaşık makinalarının iç aksamları ve boruları için de aynı durum geçerli.
Çoğu ev hanımı, makinalarından çıkan çamaşırlarda rahatsız edici bir küf kokusu hissedinceye kadar yıllarca bu durumun ne yazık ki farkına varamıyor. Üstelik bu küf kokusu yavaş yavaş evi sarmaya başladığında, bunun makinadan değil de evdeki rutubetten kaynaklandığı düşünülüyor.
İnternette ev hanımlarının üye olduğu çeşitli forum sitelerinde bu konuda çok sayıda şikayet yer alıyor. Üstelik çamaşırlara ve kıyafetlere sinen, en güçlü yumuşatıcı ve parfümlerle bile bertaraf edilemeyen bu küf kokusu, kişilerin veya ailelerin sosyal ilişkilerinde sorunlara bile yol açabiliyor.
Evlerdeki eski beyaz eşyaların bu duruma gelmesindeki en gizli tehlike, belirgin bir küf kokusu ortaya çıkıncaya kadar ev halkının o mikroorganizmaların farkına varamayışı. Çünkü makinaların içinde gözle görülemeyecek kısımlarda yıllarca sinsi bir şekilde çoğalmaya devam ediyorlar.
Bebek Bekliyorsanız Yeni
Bir Makine Almanız En
Sağlıklı Seçiminiz Olabilir!
Peki bu duruma gelmiş bir Makine için çözüm nedir? Çamaşır makinaları için 3 çözüm yöntemi var. Ya kendiniz ön körük lastiğini sökeceksiniz (ki sert çelik yaylarından dolayı sökmesi ve takması çok zor) ve yarı yarıya sulandırılmış çamaşır suyunda birkaç saat beklettikten sonra iyice fırçalayacaksınız, ya da hiç uğraşmadan servisi çağırarak lastiği değiştirteceksiniz.
3. yöntem ise bulaşık makinaları için de geçerli. Siz lastiği değiştirseniz bile makinanın diğer iç aksamları mikroorganizma kolonileri için 5 yıldızlı residance haline gelmiş olacağından, bütçeniz el veriyorsa en güzeli bu mikrop yuvası haline gelmiş beyaz eşyalarınızdan ilk fırsatta kurtulmak ve yepyeni, tertemiz birer beyaz eşya almak.
Üstelik yeni makinanız muhtemelen eskisinden yarı yarıya daha az elektrik harcayacak, ayrıca çamaşır veya bulaşık-larınızı çok daha kısa sürede yıkayacaktır.
Peki eski de olsa, yeni de olsa, beyaz eşyalarımızın daha sağlıklı kalması için yapabileceğimiz hiçbirşey yok mu?
Elbette var. Bu konuda çok ciddi bilimsel bir açıklama yapılmış değil ama, Aydın'da küf kokusundan muzdarip bazı ev hanımlarına deneyimli bir servis ustasının önerdiği çok etkili bir sır, sizin de işinize yarayabilir.
2-3 ayda bir kez, makinanızın ana yıkama deterjan gözüne bir avuç limon tuzu atarak makinanızı normal bir programda çalıştırırsanız, küf vs. gibi mikroorganizmaların üremesine ve onların neden olduğu kokuya engel olabilirsiniz.
Ama çok önemli bir hatırlatma: Bunu yaparken, makinanızda hiçbir giysi olmamasına dikkat edin! Yani makinanızı içi boş şekilde çalıştırın. Çünkü limon tuzu çamaşırlarınıza ciddi zararlar verebilir.